İş Yerinde ve Özel Hayatınızda Huzur ve Barış İçinde Yaşamanın Püf Noktaları

Özellikle yaşadığımız dünya coğrafyasında ve ülkemizde yaşanan huzur ve barışı bozan eylem ve gelişmeleri üzücü, endişelendirici ve hatta korkutucu bulabiliriz. Toplum içinde yaşanan olaylar hepimizi direk ya da dolaylı yoldan etkiler. Çünkü insanoğlu çevresiyle olan ilişkileri ile var olur ve sahip olduğu dokuz bedenden birisi de “Çevresel Beden” olduğu üzere, dünya üzerinde gelişen tüm olaylardan; çevre kirliği, savaşlar, barış anlaşmaları, doğa hareketleri, bitki örtüsü, gündelik ve mevsimsel döngüler, toplum bilincine etki eden geniş toplu çalışmalar vb. her türlü değişiklikten bilinçli ya da bilinçdışı olarak eşzamanlı etkileniriz.

Eğer kendi içimizde hem fiziksel ve hem de zihinsel olarak dengede kalmayı sağlarsak, etrafımızda gelişen olaylardan dengemizi yitirecek, fiziksel ve ruhsal sağlığımızı bozacak derecede etkilenmeyebiliriz.

Psikoloji bilimi ve ezoterik bilgiler tüm davranış kalıplarının kaynağının hepimizin içinde var olduğunu belirtiyor ve bunlar içinde şiddet, savaş, hoşnutsuzluk, isyan, huzursuzluk vb. tüm davranışsal niteliklerin mevcut olduğunu söylüyor.

Eğer bireysel olarak bilinçli bir şekilde Barış Bilinci’nin bir parçası olursak, dünya üzerinde barış ve huzur sağlanmasına da katkıda bulunmuş oluruz.Çünkü dengede olan her birey, toplumsal bilince de dengeleyici bir şekilde etki etmektedir;  aynı şekilde dengesi bozulan her bireyin de dengesizleştirici etkisi gibi. Bu sebeple ilk önceliğimiz kendi dengemizi korumak olmalıdır.Tüm tarafları besleyici olan bilinçli kararlar ancak sağlıklı bir beden ve dingin bir zihin birleşimi ile ortaya çıkar. Bu sebeple yoga ve ayurveda gibi binlerce yıllık ilimler etrafımızda ne olursa olsun dengede kalmamızı sağlayan ve destekleyen bazı gündelik rutinleri önerir. Çünkü denge, barış, huzur ve balansı kendimizde kuramadığımız sürece, dışımızda yaratabilmemizde mümkün değildir.

Barış bizi pasif, hissiz, duygusuz veya vurdumduymaz yapmaz; tüm taraflar için tesis edilen  bir barış bunun tam tersini yaratır. Zihinsel olarak öfkeye, güvensizliğe, kaygıya, endişeye, varsayımlara, kine ve ego’nun her türlü oyununa enerji harcamayı bıraktığımızda; içsel huzur, yaratıcı çözümler, sevgi ve şefkat için bir o kadar alanı yaratmış oluruz.

Gündelik Yaşamda Huzur ve Barış Sağlamak İçin Öneriler;

Hem kendi içinizde, hem de etrafınızda kalıcı huzur ve barış yaratmak için size yedi farklı gündelik rutin uygulama önerisi vereceğim. Bu rutinlerin hepsini her gün ya da her birini haftada bir gün uygulamaya başlayarak, kendi balans ayarınızın dengede kalmasını sağlayabilirsiniz.

1. Öneri — Sakin Olmak ve Merkezine Dönmek

Zihin en derininde daima huzur ve barış halinde seyreder. Herhangi bir endişe, zorluk, tatminsizlik, hoşnutsuzluk, vesvese veya tedirginlik halinde zihin huzurlu ve barış içindeki durumundan, huzursuz bölgeye doğru yavaş yavaş kaymaya başlar.

Bu huzursuzluk sinyallerini farkına vardığınız gibi gözlerinizi nazikçe kapatarak iç dünyanızda her daim varlığını koruyan o sessiz, sakin ve güvenli bölgeye dönmek için kendinize zaman ayırmalısınız. Evde sakin bir bölüme, iş yerinde toplantı odası ya da tuvalete gidip, oturarak 10 dk meditasyon yapın veya sadece dik ve konforlu bir şekilde oturarak burnunuzdan yavaş yavaş nefes alıp vermeye başlayın.

İçinizde sükünet, güven, huzur ve barış olmayan bir his oluşmaya başladığını farkettiğiniz anda, o hissin gelişerek, dallanıp budaklanmasına ve sizi esir almasına mani olun. Bu zihindeki duygu durumunu değiştici ve dengeleyici meditasyon veya nefes çalışmasını bir farkındalık oyunu şeklinde gündelik yaşamınıza yerleştirmek için ofiste masanızın üzerine, evde buzdolabı veya televizyon veya sürekli kullandığınız sehpa üstüne notlar yapıştırın veya bileğinize size bu alıştırmayı hatırlatacak renkli bir lastik bilezik takın.

2.Öneri — Sağduyulu Olmak

Barış Bilincinin bir parçası olarak huzur ve sükunet karşıtı tutum ve düşüncelere iştirak etmeyin. Bu tür fikir ve eylemlere katılımcı olduğunuzda, içinizdeki huzursuz olma durumunu da güçlendirmiş olursunuz. Dünya veya ülke ne kadar kötüye gidiyor konulu dedikodu, ayıplama, suçlama, çekiştirmelerden uzak durun. Burada herşey mükemmelmişçesine Pollyanna’yı oynamaktan ya da umursamaz bir tavırdan bahsetmiyorum. Sadece içinde bulunduğunuz ortamın öfke, sinir, gerginlik, kıskançlık veya düşmanlığa doğru gittiğini farkettiğinizde, böyle bir durum içinde iştirakçi olmaktan kaçının.

3. Öneri —Taraf Olmamak

Barış Bilinci ancak huzur ve barışın herkes tarafından eşit olarak paylaşılması ile oluşturulabilinir. Eğer taraf seçer, başkalarını yargılar, aleyhte düşüncelere izin verirseniz Barış Bilincinde kalabilmeniz mümkün olamaz.

Herkesin huzurlu bir hayata ve barış hakkına sahip olduğunun farkına varın. Herhangibir kişiye, gruba, inanca, etnik yapıya, kültüre veya halka karşı tepkisel bir biçimde yaklaştığınızı farkettiğiniz an, daha farklı bir bakış açısına sahip olmayı seçerek, tüm taraflar için barış isteyebileceğinizi hatırlayın.

4. Öneri — Barışa Niyet Etmek

Her bilinç açılımı gibi, Barış Bilinci de derinleştikçe çok daha güçlenir. Farkındalığımızı güçlendirip, derinleştirmemizin yollarından biri niyet etmekten geçer. Niyet ettiğimizde, öz benliğimizle bir iletişimde bulunmuş oluruz. En temel evrensel yasalardan biri Niyet Yasasıdır, buna göre: “Her  niyet içinde kendini gerçekleştirme mekaniğini barındırır.”  

Barışçıl bir çözüm ihtiyacı ile karşılaştığınızda veya böyle bir durumu gözlemlediğinizde, tüm taraflar için barış yolunun açılmasını dileyin. Bu niyetinizle birlikte bir süre sessizce, gözleriniz nazikçe kapalı olarak oturun.

5. Öneri — Barış Söyleşilerine Katılmak

Barışı konuşan, barış için çözüm yolları arayan kişiler bir araya geldiği zaman, birbirlerinin bilincini genişletip, güçlendirirler. Temel evrensel yasalardan bir diğeride, hangi konuya dikkatimizi verip, enerjimizi yönlendirirsek, bilincin o konuda güçlenerek tezahürü gerçekleştirecek olmasıdır. Kısaca niyet neyse, dikkat oradadır ve enerji dikkatin olduğu noktaya akar, enerjinin aktığı yerde de tezahür gerçekleşir.

Etrafınızda tüm taraflar için barış isteyen insanları bulmaya çalışın. Etrafınızda böyle bir tanıdığınız yoksa o halde bir çocuk ile barış üzerine sohbet yapabilir ve onun masum fikirlerini dinleme şansı elde edebilirsiniz. Veya toplumun her kesimi için barışı hedefleyen bir Sivil Toplum Kuruluşuna katılarak, şiddeti önleyici ve ihtiyacı olanlara yardım edici faaliyetlerde bulunabilirsiniz. Bunları yaparken barışı başkaları ile paylaşmanın sıcaklığını ve enerjisini hissetmeyi sakın unutmayın lütfen. Zira bu evrendeki en güçlü enerjilerden birisidir.

6. Öneri — Karşılıksız Hizmet Etmek
Barış Bilincinde karşılıksız hizmet verme prensibi çok etkilidir. Karşılıksız bir hizmette bulunarak, başkalarınında bu davranış biçiminin barış ve huzur yarattığını farkına varmalarını sağlayabilirsiniz. Karşılıksız Hizmet’ten kasıt en basitinden yaşlı bir insanı ziyaret etmek veya yardım amaçlı organizasyonlarda aktif bir şekilde çalışmak olabilir. Kendi karşılıksız hizmetinizi, kendi ölçülerinize ve konfor alanınıza göre siz yaratın. Problemli bir durum karşısında kendinize, bu durumu sadece nezaket, şefkat ve iyi niyet ile yaklaşarak deneyimlemenize izin verin.  Bu farkındalık egzersizindeki hedefiniz  iki taraf içinde barış bilincini hem alma, hem de verme yönünde olmalıdır.

7. Öneri —Mutlak Huzur Alanına Girmek
Ruhsal bakış açısı ile yaklaştığımızda, ruhumuzun en derininde daimi bir huzur ve barış yatar; orada sadece sonsuz bir sessizlik, sakinlik, dinginlik, huzur ve sadece var olmanın hafifliğini bulursunuz. Bu saf ve pür alan zihnin oyunlarından etkilenmeyen ve karşıt noktalardan ve karanlık – ışık yargılamalarından komple özgürleşmiş bir alandır.

Yaşam hakkına karşı saygıyı, karşılıksız sevgiyi, şefkati ve ilahi seviyede daim olan Birlik Bilincini deneyimlemek niyeti ile meditasyon yapın. Sadece bu hisleri içinizden geçirip, gözlerinizi nazikçe kaparatak, kalbinizden her yöne yayılan parlak ışığı imgelemeniz ve bir süre sessizlikte kalmanız dahi ihtiyacınız olan o huzur alanını yaratmaya yetecektir.

İyi Ol, Mutlu Ol! | Ebru Şinik

İçinizdeki Mutlak Huzur Alanını keşfetmeye karar verirseniz, Yükselen Çağ Wellbeing Merkezi çatısı altında gerçekleştirdiğimiz bilimsel temelli Meditasyon ve Kadim Nefes Teknikleri seminerlerimize      katılabilirsiniz.