Uluslarası Sufi Birlikteliği Başkanı Pir Zia İnayet Han'a sordum...
Yükselen Çağ Wellbeing Merkezine Hoşgeldiniz
 

Pir Zia Inayet Khan ve Ebru Şinik

Çok mutluyum! Dünya üzerindeki tüm tanıdığım insanlar içerisinde yaratıcıya en yakın olduğunu düşündüğüm 2 kişiden biri olan Pir Zia İnayet Han’ı sizlerle buluşturabildiğim için çok mutluyum. 

Bu röportajı 1 yıllık bir süreçte tamamlayabildim. Soruları hazırlayıp gönderdikten sonra cevapların gelmesi için  tam bir yıl bekledim ve sabrın sonu selametmiş.

Dr. Ziya, diğer ismiyle Pir Zia İnayet Han, batıya sufi öğretilerini götürmüş ve büyük bir merak uyandırmış olan, sufi gelenek içinde “Evrensel Sufizm” adlı ekolün kurucu Hz. İnayet Han’ın torunu… Hint-Müslüman kültürünün tanınmış bir temsilcisi olan Pir Zia  Çeştiye geleneği içinde yetiştirildiği evrensel mistik eğitiminin yanısıra, Sayın Dalai Lama’dan Budizm, Hindistan’dan Tasavvuf eğitimi almış ve doktorasını Duke University’de  “Dini Çalışmalar” üzerine yapmış. Pir Zia İnayet Han,  Sufi Order International’in ruhani lideri olup, New York’da bulunan Suluk Akademi’nin, Elixir Dergisi’nin ve Seven Pillars of House Wisdom’ın da kurucusudur. Pir Zia İnayet Han’ın “A Pearl in Wine”, “The Holy Mysteries of the Five Element” ve “Saracen Chivalry” adlı 3 kitabı var.

Bu büyük hoca ile tanışmamıza vesile olan Yükünç Vakfı yöneticilerine çok teşekkür ediyor,  sorularıma verdiği hap cevaplarla sizi Pir Zia ile başbaşa bırakıyorum.

1. Sufilik tam olarak nedir? Sufiliğin temeli ve hedefi nedir?

    Sufilik kişinin Tanrı’yı hatırlama  ve kişinin kendi hayatını Tanrı’ya ulaştırma yoludur.  Bu şekilde kişi daha boş ancak daha dolu bir hal alır. Amaç Tanrı’nın sonsuz sevgisinin aktığı bir damar olmaktır. 

2. Sufilik yolunda sadece İslami ritüeller ile mi ilerlenebilir? Diğer öğretilere ait yöntemleri kullanıyor musunuz?

    En başından beri Tanrı’nın bütün peygamberleri tek bir Mesaj vermiştir. Sufi’nin görevi bu Mesajı, onu taşıyan elçiler arasında hiçbir ayrım gözetmeksizin yaşamaktır.

3. Sufilik ve Tasavvuf aynı mıdır?

    Evet.

4. Babanız Pir Vilayet Han’ın sıkça bahsettiği ‘ışık’ tam olarak nedir?

    Işığın üç kademesi vardır. Görmek, bilmek ve olmak. Fiziksel ışık aracılığıyla görürüz. Bilinç bilmemizi sağlayan ışıktır.  Olmak ise varoluşumuzu sağlayan ışıktır.  Tanrı tek başına Işıkların Işığı’dır. Herşey Tanrı’nın ışığındandır.

5. Işık Meditasyonunu herkes yapabilir mi? Işık Meditasyonu nasıl yapılır ? Ne kadar bir süre ve sıklıkta yapılmasını önerirsiniz?

    Herkes daha fazla ışık emmeyi ve yansıtmayı öğrenebilir. Sufilik yolculuğunda, yol boyunca basamaklar vardır.  Öncelikle, kişinin güneş, ay,  yıldızlar ve havadaki ışıktan yana farkındalığa sahip olması gerekir.  İkinci olarak, kişi kendi bakışının ışığını farkında olmalıdır.  Sonrasında ise kişi “ışığı nefes almayı” öğrenir.  Bu konuda tecrübesi olan bir rehbere ihtiyaç duyar.  Bu rehber neyin ne sıklıkla yapılması gerektiğini gösterir.

6. Sanskritçe mantralar ve Allah’ın 99 ismi aynı titreşimleri mi yaratır? OM ve HUM primordiyal sesleri aynı etkileri mi barındırır?

Her isim ve sözcük kendine ait bir titreşime sahiptir. Om ve Hu arasında benzerlikler vardır, ancak bu iki sözcük birbirlerinden farklıdır.

                                                       Pir Zia İnayet Han ve Nur Artıran

7. Dua ve niyetler eşit güçte midir? Niyetin gücü kaderimiz çerçevesinde ne kadardır? Ne ölçüde kadere müdahale edebiliriz?

Bir duanın ruhunu onun içindeki niyet oluşturur. Niyet iradedir ve büyük bir güçtür. Aslında varolan tek güçtür. Kaderimiz, Tanrı’nın doğasını içimizde gerçekleştirme potansiyelidir. Bu potansiyelin gerçekleşmesi irademize bağlıdır. En büyük irade eylemi Sevgili’nin iradesini gerçekleştirme isteğidir.

    8. “The Holy Mysteries of The Five Elements” isimli kitabınızda yaradılışın elementleri olan toprak, su, ateş, hava ve eter elementlerinin gizem perdesini aralamış ve her elemente ait bir nefes tekniği paylaşmışsınız.  Bu nefes tekniklerini her gün düzenli uygulamamız bize ne katar?  

Bu nefesler ayrılık durumunun üstesinden gelinmesine yardımcı olur. Kişi,  herşey ile, yani yer, gök,  okyanuslar, güneş ve herşeyin içinde görünmeksizin akan Ruh ile bağlantılı olduğunu hisseder.

9. Toprak, su, ateş, hava ve eter elementleri evrensel yasaları mı simgelemektedir?

Elementler biçim ve biçimsizlik arasında bir köprü oluştururlar.  Toprak serttir ve elle tutulabilir.  Hava incedir ve neredeyse soyuttur. Havanın ötesinde ise biçimi olmayan bir durum vardır ki bu da  eterdir.

10. Öğretilerinizde çok sık ayağınızın altındaki toprağı hissedin, toprağa sıkıca basın diye salık veriyorsunuz. Toprağın gizemi nedir?

Maddesel durumun yoğunluğunu, en doğrudan şekilde ayaklarımızın toprakla sürekli teması vasıtasıyla hissederiz. Bu arada, başımızın tepe noktası gökyüzü ile iletişim halindedir.  Bu da yüceyi ve kelimelerle tarif edilemezi anımsatır.  İkisinin arasında ise omurga, yani elif vardır.

11. Teknoloji ilerledikçe insanlık ilkel günlerine geri dönüyor gibi... Dünyadaki eşitsizlik, acı, savaşlar, terör nasıl sonlanır?

Bunun basit yanıtı sevgi.  Ruhsal gelişim olmaksızın bilimsel gelişim dünyaya tek başına yardımcı olamaz. İhtiyaç duyulan şey kalbi esas alan bir kültürün varlığıdır.

12.  Toplu bilinç yükselişleri yaşanıyor mu ya da yaşanacak mı? Dünyanın da bir kaderi, karması var mı?

Dünya çalkantılı değişikliklerden geçiyor. İnsanlar eskiyle kıyaslanamayacak ölçüde birbirleriyle yakın bağlantı halindeler.  Ancak aynı zamanda çelişkili biçimde birbirlerinden ve yaşayan dünyadan ayrılmış durumdalar.   Olacak olan olacak.  Dünyayı ancak kendimizi değiştirerek değiştirebiliriz. Herbirimiz bu hayattaki görevimizi Ait Olduğumuz’u mütemadiyen hatırlayarak gerçekleştirmeliyiz.  Hayatlarımızın en Yüce Arkadaşımız’da varolan ebedi güzelliğin  aydınlık bir yansıması olması dileğiyle.

Ve bu röportajı Pir Zia Han’ın yazılarımdan aldığım bir paragrafla bitirmek istiyorum;

“Ruhsal olarak ilerlemeyi isteyen kimse, aynı zamanda Yaradan tarafından da istenir. Arayışta olduğumuz kadar, istendiğimizi de görüyor musunuz? Çağrıldığımızı, bize ihtiyaç olduğunu anlıyor musunuz? Sadece bizim bu yola ihtiyacımız yok; aynı zamanda bize de bu yolda ihtiyaç  var. Ruhsal sahanın bize ihtiyacı var. Gerçeğin bize ihtiyacı var. Varlık haline gelişimizin, doğumumuzun, büyüyüp gelişmemizin bundan başka son bir amacı yok. Bu dünyaya tohum olarak ekilmemiz, sadece kaderimizin gerçekleştirilmesi değil, aynı zamanda da yaratılışın amacının ortaya çıkartılmasının bir uzantısıdır.”     

New York merkezli Suluk Academy (Uyanış Akademisi) ile ilgili detaylı bilgi almak için buraya tıklayabilirsiniz: http://www.sulukacademy.org/en

 

                         Yükünç Vakfı tarafından İstanbul'da organize edilen Sufi Kampı