Neden Burundan Nefes Alıp Vermeliyiz?

Neden Gündelik Hayatımızda Sadece Burundan Nefes Alıp Vermeliyiz?

Burun nefesinin fizyolojimiz açısından hayati önemi vardır. İşte en önemlileri:

 

1DAHA SAĞLIKLI OLMAK İÇİN

Ağzımızdan aldığımız her nefes filtresiz olarak ciğerlere iner; havada bulunan partiküllerin ve mikropların bedenimize girmesi için bu, bulunmaz bir fırsattır. Oysa burnumuzdan aldığımız her nefes bedenimizin eşsiz filtreleme mekanizmasından geçerek ciğerlerimize ulaşır.O yüzden gün boyunca, özel bir nefes egzersizi çalışılmadığı ve aktif spor yapılmadığı sürece, sadece burnumuzdan nefes alıp vermeliyiz.

2. METABOLİZMAYI HIZLANDIRMAK VE ZAYIFLAMAK İÇİN

Burnumuzdan nefes alıp verirken, ağzımızdan nefes alıp verdiğimizden 150 kat* daha fazla enerji harcanır. Tabii eğer burun deliklerinizde tıkanıklık yok ve ikisi de açıksa. Günde yaklaşık 18.000-20.000 arası nefes alıp verdiğimizi düşünürsek, gün boyunca ağzımız yerine sadece burnumuzdan nefes alıp vererek harcadığımız enerji miktarını tahmin edin.

  Yani burun nefesi metabolizmayı hızlandırır!

 

 

3. FİZYOLOJİK VE ZİHİNSEL BEDEN DENGEMİZ İÇİN

Fizyolojimiziçin çok önemli bir molekül olan nitrik oksit yataklarının, bedenimizde en fazla olduğu yer sinüslerdir. Burnumuzdan her nefes aldığımızda ve her nefes verdiğimizde burun içi kılların titreşimiyle diplerinden nitrik oksid molekülü salgılanır.

Son yirmi yılda yapılan yoğun araştırmalar, bu molekülün hücreler arası haberleşmede temel bir görev üstlendiğini ortaya çıkarmıştır. İnsan vücudunda doğal olarak üretilen bir hormon, yani kimyasal bir haberci olan nitrik oksid; sinir, dolaşım, savunma, solunum ve üreme sistemlerinin hayati fonksiyonlarının düzenlenmesinde stratejik bir rol oynar. Nitrik oksidin çok önemli bir görev üstlendiği yerlerden biri de damarlarımızdır.
Peki, bu molekülün yaptığı etki insana ne kazandırır?

Bu sorunun cevabı çok kısa ve nettir: Hayatta kalmak.

Çünkü nitrik oksit iki hayati organımız olan beynimiz ve kalbimizin çalışmasında düzenleyici rol oynar. Bu düzenleyici rolünü kanın damarlarda rahat bir şekilde akmasını ve tüm organlarımızda rahat bir şekilde dolaşmasını sağlayarak gerçekleştirir. Böylece kan akışını düzenleyip, rahatlattığı için beyin kanaması ve kalp krizi riski düşer.
Özetle nitrik oksit çok önemli bir haberci molekül olup, salgılandığı gibi fizyolojimizdeki en önemli sistemlerin hepsine; merkezi sinir sistemi, bağışıklık sistemi, sindirim sistemi, kalp-damar sistemi, solunum sistemi, üreme sistemi gibi hayati fonksiyonlarımızı yürüten ana sistemlere giderek, “Regüle ol, dengeye gir, düzenli çalış, randımanlı çalış” talimatlarını iletir.

 O yüzden kontrollü burun nefesi egzersizleri özellikle depresyon, anksiyete, uykusuzluk gibi merkezi sinir sistemi kaynaklı semptomlar ve sindirim sistemi düzensizlikleri için çok etkin bir şifalandırıcıdır.                      

4. TIKANIK BURUN DELİKLERİNİ AÇMAK İÇİN

Nitrik oksit çok önemli bir haberci molekül olmasının yanısıra, kalp-damar sağlığı, yani kardiyo-vasküler sistemin de yaşamsal bir parçasıdır çünkü damarları açma ve genişletme özelliği barındırır. Arterleri açarak, vücuttaki kan dolaşımını rahatlatır, aynen burun deliklerimizdeki hava alma kanallarını da açtığı gibi. Ne kadar burun nefesi, o kadar açık damarlar ve açık solunum yolları demektir. Demek ki gün boyunca burundan nefes alıp vermek özellikle potansiyel kalp krizi vakalarını da azaltır.

Diğer önemli bir konu ise nezleyken burun delikleri kapalı diye sürekli ağzın açık olması ve genelde ağız nefesinin kullanılmasıdır. Ağızdan nefes alındığı sürece sinüslerdeki nitrik oksit yatakları aktive olmayacak ve burun hava deliklerimiz, onları açık tutmakla sorumlu olan nitrik oksid molekülü salınımı gerçekleşmediği için daha da çok kapanacaktır.

Böyle bir durumda benim önerim; nezle/grip sebebiyle veya ağladığınızda burun deliklerinizin tıkandığını hissetiğinizde öncelikle hemen Körük Nefesi’ni (Bhastrika) uygulayarak, sinüslerde biriken tüm sümüğü tamamen boşaltın ve daha sonra parmaklarınızıiki yanağınızdaki elmacık kemikleriniz üstüne getirip, yanlara doğru hafif çekerek, burun deliklerinizi ekstra açın ve burnunuzdan yavaş yavaş nefes alıp verme egzersizleri yapın. Göreceksiniz, hava kanallarının açılmaya başlamasının yanısıra, her nezle olduğunuzda uzun süre tıkanan burun delikleriniz sebebiyle şişen dudaklarınızdan da artık kurtulmuş olacaksınız.

  1. YÜKSEK TANSİYONU DENGELEMEK İÇİN

İstatistiklere göre ülkemizde 20 yaş ve üzerindeki nüfusta, yaklaşık beş milyon erkek ve altı milyon kadında yüksek tansiyon sorunu var. İlerleyen yaşla daha sık görülen yüksek tansiyon rahatsızlığının en önemli sebeplerinden biri olarak damar tıkanıklığı gösteriliyor. Ülkemizde 30-39 yaş grubunun yüzde 19'unda görülen bu hastalık, 50-59 yaş grubu erkeklerin yarısından biraz azında, kadınların ise yarısından fazlasında görülürken, 60 yaşından sonra ise her üç kişiden neredeyse ikisinde rastlanıyor.

Hem fiziksel hem de zihinsel gevşeme ve rahatlama sağlayan en önemli stres yönetimi tekniklerinden olan kontrollü burun nefesleri eş zamanlı olarak damarları açma özelliği de barındırdığından yüksek tansiyon hastalarına iyi geliyor.

6. MİKROPLARDAN KORUNMAK VE BAĞIŞIKLIK SİSTEMİMİZİ GÜÇLENDİRMEK İÇİN

Burun, soluduğumuz havayla birlikte gelen tozu, bakterileri, alerji sebebi olan polenleri, uçuşan parazitleri, muhtelif mantarları ve diğer milyarlarca maddeyi analiz edip süzerek, akciğerlere geçişini engeller ve içindeki reseptörler de toz, polen, biber gazı vb. zararlı uyaranlar ile uyarılıp koruyucu refleks hapşırığın oluşmasını sağlar.

Burun ayrıca içindeki eşsiz türbinler vasıtası ile havayı yönlendirir ve akciğerlere inmeden önce havayı ona uygun olarak ısıtır. Aksi taktirde buz gibi bir havanın ısıtılmadan önce ciğerlere inmesi zatürre gibi hastalıklara zemin hazırlar.

Bunun yanısıra zararlı maddeleri toplayarak sümük üretir ve dışarı atar, sinüs yollarını açar ve otonom sinir sistemini dengeler.

Nefes burun yoluyla verildiğinde ise, burun içinde tutulan yabancı maddeler bedenin dışınatahliye edilir ve burun içi nemlenir. Nemli bir burun içi, mikrop ve polenlerin akciğerlerimize ulaşamaması için elzemdir. Solunan havanın alveollere ulaşana kadar nemlendirilmesi gerekir, aksi takdirde havanın soğutucu ve kurutucu etkisiyle akciğerin özellikle alt bölümlerinde ciddi hasarlar ve enfeksiyonlar oluşabilir.

Ağzımızdan nefes alıp verdiğimiz zaman, burnun içinde yapılan havanın nemlendirilmesi sürecini pas geçmiş oluruz.Özetle; burun vücudumuz için eşsiz bir savunma bariyeridir.

  1. KOKU DUYUMUZUN SAĞLIKLI ÇALIŞMASI İÇİN

Burundan nefes alıp verirken 24 saat boyunca kapanmayan tek duyumuz olan koku duyusu çalışır. Koku duyusunun sağlıklı çalışması hem yediğimiz yemeklerden tatmin olarak kısa bir sürede doygunluğa ulaşmamız hem de birçok başka fizyolojik etki-tepki sebebiyle hayati önem taşır.

Ayrıca burun boşluğunda bulunan olfaktor sinirin uçlarının burun yoluyla aldığımız havayla teması neticesinde beyin uyarılır ve doğal çalışma ritmine girer.Osteopati dalına alternatif tıp ve enerjitıbbından getirdiği yeniliklerle öncülük yapan Dr. Fulford,burundan nefes almayanların bu nedenle “yarı canlı” olduklarını belirtmiştir. Olfaktor sinir tarafından taşınan koku duyusu dışında tüm duyularımızdan gelen uyarılar ( görme-işitme-dokunma- tat alma) önce serebral korteksin eleğinden geçerek limbik sisteme ulaşır.Oysa koku duyusu limbik sistemle doğrudan bağlantısı olan tek duyumuzdur.

Peki limbik sistem neydi? Limbik sistem, beynin iki lobunu birleştiren bir köprü şeklinde öğrenme, hafıza, korku, sevinçgibi davranış fonksiyonlarımızdan sorumludur. Bu yüzden koku-duygu ilişkisi çok güçlüdürve limbik sistem kadınlarda daha büyük olduğu için kadınlar kokuya daha duyarlıdır.

Sonuç: Ne kadar burun nefesi, o kadar sağlıklı bir limbik sistem ve neticesinde sağlıklı davranış tepkileri.

  1. SELÜLİT VE VARİS PROBLEMLERİNDEN KURTULMAK İÇİN

Nefes, vücudumuza girmek için en uzun yolu ancak burun ve diyafram kullanıldığında kateder. Bu yolun uzunluğu lenfatik sistem üzerinde ciddi bir vakum etkisi yaratır ve lenfatik drenajı tetikler.

Lenfatik drenaj ismini hayatınızda ilk defa şu anda duymuş olabilirsiniz. Belki de bir SPA’da veya masaj salonunda selülit masajı istediğinizi söylediğinizde size lenf-drenaj masajı önermiş olabilirler.

Lenf sistemi, kalbe bağlı olmadığı ve onun tarafından pompalanmadığı halde, dolaşım sisteminin bir parçası sayılır ve kısa ve net olarak, bedenimizin çöp atıcı çok önemli mekanizmalarındandır. Vücudumuzda biriken ödemlerin ve toksinlerin atılmasını sağlayan bu sistem yer çekiminden etkilenir ve düzenli çalışması için bedenin düzenli fiziksel hareket içinde olması gerekir.

İp atladığımız, trambolinde veya sadece durduğumuz yerde zıpladığımız zaman en etkin şekilde çalışmaya başlayan lenf sistemi, burundan alınıp verilen, diyaframın aktive edildiği her nefes süresince de uyarılarak çalışır.

Umarım bu kadar yararı sıralamam, burnun nimetlerinden fayda görmenizi sağlamak için yeterlidir.

 

Ağız Nefesinin zararlarını öğrenmek için Nefeste Saklı Hayat kitabımı alabilir ve bu konuyu özel olarak ele aldığım yazımı okuyabilirsiniz.

Okumak için tıklamanız yeterli!

Nefes Tekniklerini öğrenerek, daha mutlu ve sağlıklı bir yaşama adım atmak için ise Nefes Teknikleri seminerlerimize katılmanızı öneririm.

Ebru Şinik | Ayurvedik Yaşam ve Wellbeing Danışmanı