Patronlar Dünyasında Türkiye'nin Deepak Chopra'sı Ebru Şinik ile Özel Röportaj
Yükselen Çağ Wellbeing Merkezine Hoşgeldiniz
 

Türkiye'nin Deepak Chopra'sı Ebru Şinik ile Özel Röportaj

Son zamanlarda ülkemizde Bütünsel Sağlık yaygınlaşıyor. Dünya sağlık örgütü, sağlığı “yalnızca hastalık veya sakatlık değil, bedensel, ruhsal ve zihinsel yönlerden tam bir iyilik hali” olarak açıklıyor. 

Bütünsel Sağlıkta dünyada otorite olmuş yazar ve filozof  Dr. Deepak Chopra  yayınlanan 74 kitabında zihin-beden sağlığı, kuantum mekaniği, ruhaniyet ve iç huzuru konularını işlemiştir. Kitaplarından 14 tanesi dünyada “en çok satanlar” listesine girdi. Dr.Chopra 1996 yılında ABD’de beden, zihin ve ruh dengesinin sağlanması,  şifalandırma, dönüşüm sağlama ve farkındalık halinin artırılması konuları ile ilgili küresel bir kaynak olma hedefi ile Chopra Center’ı kurdu, Kaliforniya’da bulunan bu merkez üniversiteye dönüşmüş ve Chopra Center Universıty adı altında meditasyon, yoga ve ayurveda fakültelerinde, alanlarında uluslar arası saygınlığa sahip uzmanlarca eğitim vermekte. 

Bütünsel Sağlığın dünyadaki en önemli ismi Dr. Deepak Chopra’nın izini sürerken,  yol bizi Chopra Center University eğitmenlerinden  ve Türkiye’nin Deepak Choprası olarak anılan, Ebru Şinik’e çıkardı.

Kapıdan içeri girdiğimiz ilk anda Ebru Şinik’in pozitif enerjisiyle karşılaştık. Ebru Şinik ile  Bütünsel Sağlık konusunda merak edilenleri konuştuk.

Ebru Şinik kimdir? 

Yaklaşık 8 yıldır Bütünsel Sağlık ve Ayurveda Uzmanı olarak kitlelere bu yaşamdaki en versiyonlarını yaratmalarının doğum hakları olduğunu anlatan ve bunu yapmanın yollarını en son bilimsel araştırmalar ile kadim bilgileri sentezleyerek, herkesin anlayabileceği bir lisan ile  paylaşan misyoner bir ruhum diyebilirim.

17 yıl boyunca kurumsal üst düzey yöneticilikten sonra, Bütünsel Sağlık (Wellbeing) ile nasıl tanıştınız?

IMKB’de çalıştığım yıllarda stres kaynaklı rahatsızlıklarım başlayınca ilaç kullanmadan kendimi nasıl şifalandırabilirim diye Koruyucu Tıp yöntemlerini araştırırken, Dr. Chopra’nın önerilerini uygulamaya başladım ve çok kısa bir zamanda zihnim ve bedenim entellektüel aklımın anlam veremediği bir hızda iyileşmeye başlayınca, meslek değiştirmeye karar vererek, bu konuda uzmanlaşmak için Amerika’ya gittim.

Türkiye’nin Deepak Chopra’sı olarak anılıyorsunuz? Deepak Chopra öğretisi nedir? Yolunuz nasıl kesişti?

Dr. Deepak Chopra öncelikle batı tıbbında eğitim görmüş bir endokrinolog’dur. Bundan yaklaşık 30 yıl önce batıdaki tıp dünyasını ilk defa Beden-Zihin Tıb’bı ile tanıştırmış ve bu konuda öncülük yaparak hastalıkların iyileştirilmesinde semptomların bastırılmasına yönellik tedaviler yerine, semptomların kaynaklarını ortadan kaldırmaya yönelik tedavi protokollerinin uygulandığı 5000 yıllık ayurvedik tıp bilgilerini halkın uygulayabileceği bir şekilde paylaşmaya başlamıştır.

Dr. Chopra Bütünsel Sağlığın ancak fiziksel, zihinsel ve ruhsal bedenlerde eş zamanlı bir uyum ve harmoni yakalandığında oluşabileceğini belirtirken, bunu sağlamak üzere binlerce yıllık ayurveda ilmine ait Koruyucu Tıp kadim bilgilerini yüzyılımız insanın uygulayabileceği şekilde , analitik zihinlere de kesinlikle hitab ederek öğretmektedir. 

Ben üniversite yıllarımda Dr. Chopra’nın bazı kitaplarını merakla okumuştum. Ve yukarıda bahsettiğim gibi profesyonel iş hayatına atıldıktan seneler sonra stres kaynaklı olarak; solunum yetersizliği, kronik sindirim sistemi rahatsızlıkları, duygusal modda çok ani değişimler nedeniyle yaşam kalitem çok düşmeye başlayınca, analitik tarafımla Dr. Chopra’nın önerilerini uygulamaya karar verdim. Ve bu önerileri uygulamaya başladıktan bir kaç ay sonra   kendimi her açıdan çok daha iyi hissetmeye başlayınca, onun eğitmenlerinden biri olmaya karar vererek, Chopra Center’da eğitim almaya başladım.

Bütünsel Sağlık (Wellbeing) ve Sağlıklı yaş alma nedir?

Wellbeing, yani türkçeye Bütünsel Sağlık ve Mutluluk Hali olarak çevirebileceğimiz terim  insanoğlunun sahip olduğu üç ana beden olan; Fiziksel, Zihinsel ve Ruhsal bedenlerinde eşzamanlı bir denge içinde olması demektir.

Sadece fiziksel bedenimize özen gösterip, sağlıklı bir beslenme biçimi ve ideal bir rutinde fiziksel aktivitede bulunmak tüm bedenlerimizde denge yaratmak için yeterli değildir. Muhakkak ki madde ve enerjiden oluşan Fiziksel Beden sağlığımızı dengeleyici bir yaşam tarzı zaruridir. Fakat fiziksel beden son derece sağlıklıyken eşzamanlı olarak zihinsel kargaşa, psikolojik çöküntüler ya da ruhsal problemler baş gösterebilir. İşte o zaman tüm bedenlerimizde bir uyum ve dengeden söz etmek mümkün değildir. Bütünsel Sağlık yaklaşımını klasik tıp’dan ayıran en önemli noktası, insanın sadece fiziksel beden sağlığı üzerinde durmayıp, duygusal, zihinsel ve ruhsal boyutlarının da, sağlığın temeltaşları olduğunu göz önünde bulundurmasıdır.

Dünyada hızla yükselen bir trend olan Wellaging, yani “İyi Yaş Alma” veya “Sağlıklı Yaş Alma” olarak çevirebileceğimiz bu terim ise, kronolojik yaşımız yükselirken kendimizi biyolojik açıdan çok daha genç, bütünsel olarak mutlu, sağlıklı, iyi, enerjik ve dengede hissetmemizi ifade etmektedir.

Biliminsanlarıı sağlıklı, zinde, enerjik ve mutlu bir şekilde, yaşlanma emarelerine kapılmadan yaş almanın temelinin “Yaşam Tarzımız” olduğunu belirtmektedir. Sağlığı kaybetmeden önce sağlığı korumanın önemini kavramak ve bu doğrultuda bir yaşam tarzı tesis etmeyi amaçlamak uzun yıllar boyunca Sağlıklı Yaş Almayı, yani wellaging sürecini de beraberinde getirmektedir.
 

Yükselen Çağ Wellbeing Merkezi’ni ne zaman kurdunuz? Merkezde neler yapılıyor? 

2012 yılında kurduğum Yükselen Çağ  Wellbeing Merkezim çatısı altında Kurumlarda Wellbeing ve İş&Yaşam Dengesi Eğitimleri haricinde, her seviyeye açık Kadim Nefes Teknikleri, bilimsel bir zihni dinlendirme tekniği olan Meditasyon teknolojisinin beyinde nöro-plastisite yapan uygulamaları, Ayurvedik Yoga Terapi, Ayurvedik Zayıflama ve Detoks Eğitim serileri gibi kişilerin bu yaşamlarındaki en iyi versiyonlarını yaratmaları için gerekli olan tüm bilgileri bilimsel bazlı ciddi bir müfredat programı eşliğinde paylaşıyoruz.


Türkiye’nin önde gelen uluslar arası şirketlerinin Yönetim Kurulu ve CEO’larına danışmanlık veriyorsunuz? Size danıştıkları sorunlar ağırlıklı olarak nelerdir?

Elbette iş dünyasındaki en önemli ilk problem stres yönetimi. Eğer stresinizi yönetmeyi bilmiyorsanız sağlık ve mutlulukdan bahsetmek mümkün değildir.  Bugün batı tıbbının tanımladığı 65000 hastalıkdan stresinizi yönetebildiğiniz ölçüde uzak durabilirsiniz. Ayrıca şirket çalışanlarının yaşadığı kronik stres verimlik ve yaratıcılık anlamında şirketlere büyük kayıplar yaşatmaktadır. Kurumlarda ilk yaptığımız şey öncelikle stres yönetimi egzersizlerini öğreterek günlük rutinlerine eklemelerini sağlamak. Daha sonra ofiste gün boyunca kendilerini her açıdan çok daha iyi hissedecekleri olan bilgi ve uygulamalara giriş yapıyoruz. Bunlar içinde özellikle beslenme ve ofis içinde rahatlıkla uygulanabilecek pratik öneriler çok talep görüyor.

Yönetim kadrosu ve CEO’lar vermiş olduğunuz eğitimler ile ne gibi kazanımlar sağlıyorlar? Sizi tercih etmelerinin en önemli unsuru nedir?

Bütünsel Sağlığı tesis etmek için öncelikle farkındalık egzersizleri ile giriş yapıyorum. Bu uygulaması son derece basit ve pratik egzersizler sayesinde kurumların elde ettiği faydalar başlıca;

  • Genel verimlililik artışı
  • Ofiste zindelik ve esenlik halinin yükselmesi 
  • Hastalık, yaralanma, stres ve stres kaynaklı uzun süreli hastalıklar sebepleriyle personel devamsızlıklarından oluşan maliyetin düşmesi
  • Personel değişim oranı ve bu sebepten oluşan maliyetlerin düşmesi
  • İşveren - çalışan ve müşteri ilişkilerinin gelişmesi
  • Sağlık sigortası primlerinin düşmesi
  • Çalışanlarda kurumsal sorumluluk duygusu ve duruşunun somut şekildeki artışı
  • Çalışanlarda işten tatmin olma oranının yükselmesi
  • Projelere daha etkin bir şekilde odaklanma ve konsantrasyon sağlama sayesinde iş hızı ve kapasitesinin yükselmesi
  • Şirket çalışanlarının birbirleri ile ilişkilerinin gelişmesi

Şirket Çalışanlarının genel kazançları ise;  

  • Stres ile baş etme kabiliyetinin oluşması
  • Dinleme, iletişim kurma ve kendini daha etkin ifade etme yeteneğinin gelişmesi
  • Takım çalışmalarında uyum ve verimlilik artışları
  • Algının yükselmesi yanısıra daha yüksek konsantrasyon, bellek ve öğrenme kapasitesi ve yaratıcılığın artması
  • Yüksek tansiyon ve yüksek kan basıncının dengelenmesi ve uyku kalitesinin artışı neticesinde bütünsel sağlık ve zindeliğin yükselmesi
  • Artan yaratıcılık sayesinde sorunlara farklı çözümler bulma kabiliyetinin ortaya çıkması
  • Bilinçli seçimler yapma yeteneğinin artması ile hem kendileri, hem de çevrelerinde bu kararlardan etkilenen herkes için daha tatmin dolu, besleyici ve huzurlu bir yaşamın oluşması

Nefes ile ilgili “Nefeste Saklı Hayat” kitabınız yayımlandı. Nefesin hayatımızdaki önemi nedir? Doğru nefes alıyor muyuz sizce?

Nefes insanoğlunun sahip olduğu birincil detoks sistemidir. Eğer nefesinizi doğru kullanmayı öğrenirseniz, zihninizi de kontrol edebilirsiniz. Zihni  sakinleştirmeye başladığınızda ise merkezi sinir sistemi başta olmak üzere, enterik sinir sistemi, kardiyovasküler sistem, endokrin sistemi , ki bu çok önemli bizi yönetenler hormonlarımızdır!, tüm fizyolijinizde bir denge yaratmak mümkündür. 

Kronik Stres doğru nefes alabilmemizin en büyük düşmanıdır ve sorunuzun cevabı toplumun geneline baktığımızda maalesef hayır... Bir çok insan  göğüs nefesi ve  ağız nefesi alarak enerjisini düşürüyor ve dingin bir zihne sahip olma şansını pas geçiyor.

Doğru nefes almak için neler yapmalıyız?

Öncelikle gündelik yaşamda nefes alıp vermek çin sadece burnu kullanmalısınız. Fizyolojimizdeki sistemler ancak burun nefesi sayesinde regüle olabiliyor. 

Ayrıca diyafram kasınının esneme payı aralığını genişleterek yapacağınız günlük 10-15 dakikalık egzersizler sayesinde yaşam kalitesiniz Vagus Stimülasyonu vasıtasıyla tahmin edemeyeceğiniz ölçüde yükselir.

Bütünsel Sağlık & Sağlıklı Yaş alma  (Wellaging )ile ilgili kitabınızda bahsettiğiniz Ayurvedik Beslenme Nedir?

Ayurvedik Beslenmenin temeli Enflamasyon Önleyici Beslenmedir. Ki bu dünyada yaşayan tüm insanlar için geçerli olan en sağlıklı beslenme şeklidir. Yani bünye tipinize ve sindirim sisteminizin çalışma eğilimini bilerek doğru besin kombinasyonları ile menülerinizi oluşturmak.

Son kitabınız “Genleriniz Kaderiniz Değildir” kitabınızın çok satmasının ve okurların başucu kitabı olmasının sizce nedeni nedir?

Son kitabımın bu alandaki türkçe literatüre ciddi bir kaynak oluşturduğu konuşuluyor, ben de zaten bu hedefle kaleme almıştım . Genleriniz Kaderiniz Değildir sağlıklı ve mutlu yaş alma adımlarının yer aldığı, her yaşda ve yaşamınızın her alanında uygulabileceğiniz bilgilerle dolu bir kılavuz kitaptır. Yaşamınız boyunca başvurabileceğiniz pratik bilgiler ve genel wellbeing ölçümlemenizi basitlikle yapabileceğiniz testlerin de yer aldığı kitabımın bu nedenleokuyuculara son derece cazip geldiğine inanıyorum.

Son kitabınızda üzerinde özenle durduğunuz Telomer testi nedir? İnsan sağlığına katkısından bahseder misiniz?

Telomerler özetle kronolojik olarak yaş alırken biyolojik olarak kaç yaşında görüneceğimizin belirleyicisi olan hücre içi mekanizmalarımızdır.  Telomer boylarının uzaması telomeraz enzimin salgılanmasına bağlı olup, bu enzim yaşam tarzımızla direk olarak ilişkili çalışmaktadır. Yani yaşımızdan daha genç, enerjik ve sağlıklı görünmek kesinlikle hayal değildir. Bu tamamen günlük yaşamınızda yaptığınız tercihler neticesinde oluşan epigenetik ifadenizdeki değişikliklere bağlıdır.

Genel telomer sağlınızı ölçmek istiyorsanız kitapta yer verdiğim bu teste hemen www.wellagingturkiye.com web siteme girerek de yapabilirsiniz.

Röportajın yayınladığı portal linki için tıklayınız